Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)
info |

HABER MERKEZİ

9 "pkk" etiketi kullanan gönderi "pkk" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Yine yürekler yandı

un011 Diyarbakır'da teröristlerin yola döşediği mayın sonucu şehit düşen üç askerden Astsubay Abdullah Şaştım ve Er Ayhan Güngör toprağa verildi


Diyarbakır'da teröristlerin yola döşediği mayının uzaktan kumandayla patlatılması sonucu şehit düşen üç asker arasında yer alan bomba uzmanı Piyade Astsubay Abdullah Şaştım'ın (30) cenazesi dün gözyaşları arasında toprağa verildi. Şaştım'ın hemşire eşi Dilek Şaştım, teröristleri sevindirmemek için ağlamayacağını belirtip eşini tabutunu öperek uğurladı.


Baba Hasan ile anne Hatice Şaştım da tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Hatice Şaştım törende, "Kara Abdullahım sana doyamadım. Bizi bırakıp nereye gidiyorsun?" diye ağladı.


Yaklaşık 2 bin 500 kişinin katıldığı törende büyük bir Türk bayrağı açan ve "Bozkurt" işareti yapan bir grup tekbir getirdikten sonra "Gönüllü askeriz, silah isteriz" diye slogan attı.


Adana'da protesto


Şehit Piyade Er Ayhan Güngör (21) için de Adana'daki Sabancı Merkez Camii'nde tören düzenlendi.


Törende 1 Ağustos 1986'da dünyaya gelen ve doğum gününde aradığı ikizi Beyhan Güngör'ü kutladıktan dört gün sonra şehit olan Güngör'ün annesi Hayriye ve babası Osman Güngör'ün ağıtları yürek yaktı.


Baba Güngör, "Ben çok kuvvetliyim. Çok direnirim. O yol bilmez, yordam bilmezdi. Ben her şeyi bilirim, her yere giderim, savaşırım da. Beni de götürün, savaşayım" diye ağladı.


Yaklaşık 2 bin kişinin de katıldığı törende PKK'ya lanet yağdıran kalabalık, "Beni de tutukla Başbakan", "Mehmetçik'in katili Amerika" diye sloganlar attı. Namazın ardından baba Güngör ve ağabey Cumali, şehitlerini asker selamı vererek son yolculuğuna uğurladı.


 'Sözünün eri, güle güle'


Askere giderken annesine şehit olacağını söyleyen, ikizine (üstte sağda) de "Düğünün ne zaman?" diye sorduktan sonra "Beni beklemeyin, düğününüzü yapın. Ben şehit olacağım" diyen Güngör'ün yakınları da şehitlerini, "Sözünün eri, güle güle" diye uğurladı. Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı törende PKK'ya lanet yağdı.


'Söz verdim, ağlamayacağım'


Astsubay Abdullah Şaştım'ın hemşire eşi Dilek Şaştım (üstte sağda), 'teröristleri sevindirmemek için söz verdim, ağlamayacağım' derken şehit yakınları Şaştım'ın tabutunun başında gözyaşı döktü, fenalaşanlar oldu.

 

Milliyet

PKK'lı teröristler çocukları da kaçırdı

kk Van'ın Başkale ilçesinde PKK'lı teröristler 3’ü çocuk 8 kişiyi kaçırdı.


Başkale ilçesine bağlı Kızılca köyü Geçitvermez mezrası Çolak mevkii yakınlarında bazı araçları durduran teröristler Cihan Aybar (27), Müjdat Güngör (22), Yıldırım Şimşek (15), Saddam Güngör (21), Sercan Duman (14), Kinyas Aybar (13), Gaffar Alkan ile yaşı belirlenemeyen Aykut Kinson'u kaçırdı.


Van Valisi Özdemir Çakacak, olayla ilgili vatandaşlardan şikayet gelmediğini, Jandarma Komutanlığı’na gelen bir ihbar üzerine yürütülen soruşturmada olayın ortaya çıktığını söyledi.


Teröristlerle çatışmalar


Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yer alan terörle mücadeleye ilişkin duyurulara göre, Tunceli'nin Hozat ilçesi dağlık arazi kesiminde, güvenlik güçlerinin "Dur" ihtarına, terör örgütü mensuplarının ateşle karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada, bir kadın terörist; bir adet Kaleşnikof piyade tüfeği, içerisinde teçhizatının yer aldığı bir adet sırt çantası ile etkisiz hale getirildi.


Tunceli'nin Ovacık ilçesi dağlık arazi kesiminde de güvenlik güçleri ile terör örgütü mensupları arasında çıkan çatışmada 6 terörist etkisiz hale getirilirken 22 muhtelif şarjör, 2 el telsizi, bir büyük telsiz, alarm sirenleri, 14 nüfus cüzdanı, 15 elektrikli fünye, 2 el dürbünü, bir adet soğuk iklim elbisesi ile muhtelif eşyalar ele geçirildi.


Hakkari'nin Merkez ilçesi dağlık arazi kesiminde ise terör örgütü mensuplarınca kullanılan bir sığınak içerisinde, 2 Kaleşnikof piyade tüfeği, 2 şarjör, 10 fişek ve bir adet Kaleşnikof piyade tüfeği kasaturası bulundu.

Tunceli'de savaş gibi operasyon

sontur34 Tunceli’nin Ovacık ve Hozat ilçelerinde 3 askerin şehit olduğu, 7 askerin yaralandığı ve 6 PKK'lının ölü gele geçirildiği çatışmaların ardından bölgede 5 bin askerin katıldığı büyük bir operasyon başlatıldı. Tunceli merkez, Ovacık, Hozat ve Çemişgezek dörtgenindeki operasyona helikopterler de havadan destek sağlıyor.
     

Tunceli’nin Hozat İlçesi’nde dün gece Kinzir Ormanları bölgesinde Hozat 5’inci Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı’nda görevli askerlere yönelik saldırı düzenleyen PKK'lı teröristlerin açtığı ilk ateşle er İlhan Pekel yaralandı. Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı, saldırının ardından Hozat ve Ovacık ilçeleri kırsal kesiminde hava destekli eş zamanlı geniş çaplı bir operasyon başlattı. Ovacık’ın Mercan Dağları kesiminde dün gece bir grup PKK’lı teröristle sıcak temas sağlandı.
     

Güvenlik güçlerinin ‘teslim ol’ çağrılarına teröristlerin ateşle karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Teröristlerin açtığı ilk ateşte Jandarma Astsubay Üst Çavuş Fatih Çarman, jandarma komando erler Mehmet Kıl ve Murat Çökmez şehit olurken, 1 er de yaralandı. Çatışmada, 5 terörist ölü olarak geçirildi. Teröristlerin üzerinden 5 Kalaşnikof tüfek, çok miktarda patlayıcı ve mühimmat ele geçirilirken, teröristlerin eylem hazırlığında olduğu belirtildi. Sabah çatışma bölgesinde yapılan aramalarda 1 teröristin daha cesedi bulundu. Cesedin yanında 2 M-16 otomatik tüfeğin bulunması, terör örgütünün bu Amerikan yapımı silahları üst düzey sorumlularına verdiği dikkate alınarak ölen teröristin bölgede üst düzey sorumlulardan biri olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
     
    
HOZAT’TA MAYINLI TUZAK

     
PKK’lı teröristler Hozat İlçesi'nde ise Kinzir Ormanları'nda güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyondan kaçarken, araziye mayın döşedi. Ormanın iç kesimlerine kaçan teröristler, güvenlik güçlerinin geçişi sırasında uzaktan kumandalı mayını patlattı.
     

Patlamada, Piyade Uzman Çavuş Engin Ciğerci, piyade erler Seyithan Yetkin, Halil Şener, Harun Çalık ve Volkan İncel yaralandı.
     

Yaralı askerler helikopterlerle Elazığ Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı.
     
    
5 BİN ASKERLE OPERASYON

     
Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı’nın sevk ve idaresinde PKK’lı teröristlere karşı Hozat 51'inci Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı, Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’ndan yaklaşık 5 bin askerin katılımıyla Tunceli merkez, Hozat, Ovacık ve Çemişgezek ilçeleri kırsal kesiminde hava destekli geniş bir operasyon başlatıldı.
     

Operasyona katılan Kobra tipi helikopterler teröristlerin kaçtığı dağlık arazi ve ormanlık alanlarda belirlenen hedefler bombalarken, bölgeye Jandarma Özel Harekat Timleri indirildi. Bölgede teröristlerle zaman zaman sıcak temas sağlandı ve çatışma çıktı.
     
    
ŞEHİTLERE TÖREN

     
Tunceli'de dün şehit olan 3 asker için bugün öğleden sonra Elazığ Askeri Hastanesi’nde tören düzenlendi.
     

Törenin ardından Şehit Jandarma Komando Astsubay Üstçavuş Fatih Çarman’ın cenazesi memleketi Konya’nın Doğanhisar İlçesi’ne, şehit erler Mehmet Kıl’ın cenazesi Osmaniye Düziçi, Murat Çökmez’in cenazesi ise Kastamonu’nun Tosya ilçelerine gönderildi.
     
    
MAYIN PATLADI 5 YARALI VAR


Tunceli’nin Hozat ilçesinde mayın patlaması sonucu 5 güvenlik görevlisi yaralandı.
     

Edinilen bilgiye göre, Piyade Er Seyithan Yetkin, dün akşam, Hozat ilçesi kırsalında düzenlenen operasyon sırasında terör örgütü üyelerince döşenen mayının patlaması sonucu yaralandı. Patlamada, 4 güvenlik görevlisi de şarapnel parçalarıyla yaralandı.
     

Yaralı güvenlik görevlilerinin helikopter ile Elazığ’a gönderildiği ve hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi.

Kaynak: Milliyet

Tunceli'de 3 asker şehit oldu

askeri Tunceli'de Mercan Dağları bölgesinde terör örgütü PKK'ya karşı yürütülen operasyonlar sırasında 3 güvenlik görevlisi şehit oldu. Çatışmalarda 5 terörist de öldürüldü. Bu çatışmanın ardından genişletilen operasyona katılan askeri birliğe de mayınlı saldırı düzenlendi. Olayda 5 güvenlik görevlisi yaralandı.


Dün gece Hozat ve Ovacık ilçeleri kırsalında düzenlenen PKK operasyonunda şehit olan askerlerin kimlikleri şöyle:


* Jandarma Üstçavuş Fatih Çarman
* Jandarma Komando Er Murat Çökmez
* Jandarma Komando Er Mehmet Kıl


Şehit askerler için Elazığ Asker Hastanesi'nde tören düzenlenmesi bekleniyor.


Törenin ardından şehit askerlerden Çarman'ın cenazesi Konya Doğanhisar'a, Çakmaz'ın cenazesi Kastamonu Tosya'ya, Kıl'ın cenazesi ise Osmaniye'nin Düziçi ilçesine gönderilecek.


Bu kez mayın tuzağı


Üç askerin şehit olduğu çatışmanın ardından genişletilen operasyona katılan askeri birliğe de mayınlı saldırı düzenlendi. Olayda 5 güvenlik görevlisi yaralandı.


Piyade Er Seyithan Yetkin, dün akşam, Hozat ilçesi kırsalında düzenlenen operasyon sırasında teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu yaralandı.


Patlamada, 4 güvenlik görevlisi de şarapnel parçalarıyla yaralandı. Yaralı güvenlik görevlileri helikopter ile Elazığ'a gönderildi. Yaralıların hayati tehlikesi bulunmuyor.


Şırnak'ta patlayıcı bulundu


Şırnak'ın merkez ve Beytüşşebap ilçelerinde ise patlayıcı madde bulundu.


Genelkurmay Başkanlığı'nın duyurusunda, Şırnak'ın merkez ilçesi dağlık arazi kesiminde, terör örgütünce araziye yerleştirilmiş basma düzenekli el yapımı patlayıcı, Beytüşşebap ilçesi dağlık arazi kesiminde ise uzaktan komutalı patlayıcı madde bulunduğu ve etkisiz hale getirildiği belirtildi.

Yiyecek vermeyen köylüyü öldürdüler

kk Siirt'in Eruh ilçesinde terör örgütü PKK mensupları, kendilerine yiyecek vermeyen köylüyü öldürdü.


Güvenlik güçlerince alınan yoğun güvenlik önlemi sonucunda barınma ve yiyecek temini konusunda zor durumda kalan bir grup terör örgütü mensubu dün saat 20.00'de Eruh ilçesi Tünekpınar köyüne gelerek, köylülerden zorla yiyecek temin etmeye çalıştı.
 

Ancak köy halkının teröristlere karşı koyması üzerine teröristler köylülerden Mahmut Dayan'ı (5 hunharca katletti.
 

Bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.

PKK'da bomba bilmecesi

kk DHA, PKK'lı yöneticilerin katıldığı Kandil'deki toplantıda bir teröristin üzerindeki bombaları patlattığını ve 5 kişinin öldüğünü iddia etti. PKK muhalifi bir site ise, patlamanın Hakkâri'de olduğunu öne sürdü. Örgüt patlamayı yalanladı


PKK'nın üst düzey yöneticilerinin Kandil Dağı'nda yaptığı toplantı sırasında bir terörist üzerindeki bombaları patlattı. Patlamada 5 PKK'lının öldüğü ileri sürüldü. Patlamada, Fransa'da yakalanıp serbest bırakıldıktan sonra geçtiği Avusturya'dan uçakla Kuzey Irak'a gitmesine izin verilen Rıza Altun'un yara alıp almadığı öğrenilemedi.


Altun'un da bulunduğu Kandil Dağı'ndaki toplantıda yaşanan bombalı saldırı, iddiaya göre şöyle gelişti:


Karayılan katılmadı


PKK'nın Avrupa'daki para trafiğini yöneten Altun, Kuzey Irak'a döndükten sonra, örgütün üst düzey yöneticileriyle parasal durumu görüşmek üzere Kandil'e çağrıldı. Örgütün dağ kadrosunu yöneten Murat Karayılan'ın katılmadığı toplantıya, PKK'nın silahlı kanadı HPG'nin başında bulunan Suriyeli "Dr. Bahoz Erdal" kod adlı Feyman Hüseyin, "Dijvar", "Azat", "Zinar" ve "Serhat" kod adlı teröristler ile bazı örgüt yöneticileri katıldı. Örgütün parasal durumunun tartışıldığı toplantıya kısa bir ara verildi. Bu sırada Feyman Hüseyin toplantıdan ayrıldı. Kısa süre sonra da "Dara" kod adlı Muhammet Demirbaş, üzerindeki bombaları patlattı. Ortalık kan gölüne dönerken, saldırıyı gerçekleştiren Demirbaş ile "Dijvar", "Azat", "Zinar" ve "Serhat" kod adlı örgüt yöneticileri öldü. Çok sayıda yaralı arasında Altun'un bulunup bulunmadığı öğrenilemedi.


Patlama örgütte paniğe neden oldu. Yapılan açıklamada, Demirbaş'ın bunalıma girerek üzerindeki bombaları patlattığı söylendi.


Kandil Dağı'ndaki bombalı saldırı ve ardından yaşananlar, güvenlik birimlerince telsiz konuşmalarından saniye saniye takip edildi.


PKK: Doğru değil


Kandil Dağı'ndaki patlamada 4 örgüt üyesinin öldüğü yönündeki haberler PKK kaynaklarınca doğrulanmadı. PKK'ya yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı'na açıklamada bulunan örgüt kaynakları, patlamayı yalanladı. Haberde adı geçen kişilerin hayal ürünü olduğu belirtilerek, Dijvar, Azat, Zinar ve Serhat adlı kişilerin kendilerinde kaydı olmadığı vurgulandı. "PKK Gerçeği" adlı internet sitesinde de 4 Temmuz tarihinde yayımlanan haberde aynı olayın Hakkâri'nin Zap bölgesinde gerçekleştiği iddia edildi. PKK aleyhinde yayınlar yapan "PKK Gerçeği" adlı internet sitesinde "PKK terör örgütünde kanlı intihar" başlığı ile verilen haberde üzerindeki el bombalarını patlatan kişi ile Kandil'de üzerindeki bombaları patlattığı iddia edilen kişinin ismi aynı. Haberde şöyle denildi: "Zap bölgesindeki toplantıda Dara Muhammet Demirbaş adlı terörist üzerindeki el bombasını patlatarak intihar etmiştir. Patlamada üç terörist ölmüştür."

PKK’ya silah sağlayan Türk kim?

kk Ocak'ta Başbakan Erdoğan’ın “PKK’nın elinde ABD menşeli silahlar var.'' demesiyle başlayan ve üç PKK itirafçısının Kandil Dağı’ndaki kampa iki ABD zırhlı aracının silah getirdiğini söylemesiyle devam eden takip ve soruşturma sürüyor. Terör örgütü PKK'ya sağlanan silahların kaynakları gündemdeki yerini koruyor. Aksiyon Dergisi'nde yer alan Haşim Söylemez'in haberinde eli kanlı terör örgütüne silah sağlayanlar içinde bir Türk'ün de olduğu iddia ediliyor. Haberde PKK cephaneliğinde Türkiye dahil 31 ülkeye ait silahlar bulunduğu belirtiliyor.
     

İşte Söylemez'in haberinden çarpıcı ayrıntılar:
     

"Terör örgütünün elindeki silahların menşei tabii ki ABD ile sınırlı değil. PKK cephaneliğindeki mühimmatlar, 31 ülkenin markasını taşıyor. Genelkurmay Başkanlığı raporuna göre bu ülkelerin içinde Rusya, İtalya, Almanya, ABD olduğu gibi Suudi Arabistan, Kore, Çin, Arjantin gibi ülkeler de var. Hatta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vazgeçilmezi haline gelen G-3 piyade tüfekleri bile PKK’nın cephaneliğinde bulunuyor. Ama terör örgütüne “silah sağlayan'' ülkelerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

     
Terör örgütü PKK’ya silah sağlayan ülkelerden birinin İsrail olduğu iddia ediliyor. Peşmergeye askerî eğitim veren İsrail askerlerinin MOSSAD üzerinden çoğu zaman terör örgütüne de silah sağladığı belirtiliyor. PKK’ya Rusya’dan da silah geliyor; ama bunun Rusya yönetimiyle alakası yok. Silah desteği, Rus mafyası tarafından gerçekleştiriliyor. Rus mafyasının yıllardır PKK’ya silah sağladığı istihbarat birimlerince de doğrulanıyor. PKK ile Rus mafyasının silah alışverişinde bir Türk’ün olduğu da ileri sürülüyor. “President Turk-Başkan Türk'' adıyla anılan bu Türk’ün kimliğini Türk istihbarat birimleri uzun süredir araştırıyor. Ama bu konuda henüz ciddi bilgi elde edilebilmiş değil. Ancak bu kişinin Türkiye’de önemli işlere imza attığı tahmin ediliyor. İddiaya göre PKK ile Rus mafyasını ‘President Turk’ tanıştırmış. Terör örgütüne silah taşıyan Rus mafyasının içinde olduğu belirtilen ‘President Turk’un aynı zamanda oldukça varlıklı biri olduğu dile getiriliyor."

PKK’dan kaçtı, Deniz Kuvvetleri’nde çalıştı

terörMardin'de 1992 yılında terör örgütü PKK'ya katılan ve 2 güvenlik görevlisinin şehit edilmesi başta olmak üzere birçok eyleme katıldıktan sonra 1997'de örgütten kaçarak İstanbul'da askeri tersanede 4 yıl çalışan Cengiz İlhan'ı, 15 yıl önce kendi el yazısı ile yazdığı örgütsel doküman ele verdi.
     

Uyuşturucu kaçakçılığı yaparken yakalanan ve mahkemede yargılanan İlhan kendi yazdığı örgütsel nottan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
     

PKK'da eylemlere katıldıktan sonra terör örgütünden kaçan 35 yaşındaki Cengiz İlhan, Ankara'da uyuşturucu ticareti yaparken Kaçaklık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi'nin yaptığı operasyonla yakalandı.
     

1992 yılında örgüte katılan İlhan, aynı yıl Mardin'in Nusaybin ilçesindeki Üçköy jandarma karakoluna baskın düzenlenip 2 askerin şehit edilmesi, yol kesilerek bir kamyonun yakıldıktan sonra yolculara propaganda yapılması eylemlerine katıldı.
     
    
"Bireysel Raporumdur" ele verdi
     

Ardından kendi el yazısıyla örgüt karargahına yönelik 'Bireysel Raporumdur' başlıklı yarım sayfalık bir kağıda katıldığı eylemleri anlatıp altına 'Zınar kod Cengiz İlhan' yazdı.
     

Bu doküman 1996 yılında güvenlik güçleriyle Nusaybin yakınlarındaki bir mağarada girdikleri çatışmada ölü ele geçen 3 PKK'lının üzerinden çıktı.
     

5 yıl boyunca Nusaybin kırsalındaki Bagok dağında silahlı faaliyet yürüten Cengiz İlhan ise, 1997 yılında örgütten kaçarak İstanbul'a yerleşti.
     
    
Deniz Kuvvetleri'nde çalıştı
     

PKK'ya katıldığına dair herhangi bir bilgi bulunmadığı için hakkında hiçbir soruşturma ve yakalama kararı bulunmayan İlhan, gittiği İstanbul'da evlenip 1 çocuk sahibi olduktan sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait tersanede vasıfsız işçi olarak işe alındı.
     

4 yıl boyunca burada çalışan İlhan daha sonra bir uyuşturucu şebekesiyle ilişki kurunca Deniz Kuvvetleri'ndeki görevinden ayrıldı.
     

İlhan'ın kendi el yazısıyla kaleme aldığı doküman ise, birlikte aynı eyleme katıldığı başka bir PKK'lının Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyasına delil olarak gönderilince Cengiz İlhan hakkında 2004'te soruşturma başlatılarak yakalama kararı çıkarıldı.
     
   
Uyuşyurucu operasyonunda yakalandı
     

2 yıl önce Ankara'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan İlhan'ın Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi'nce arandığı ortaya çıktı.
     

İlhan, Ankara'da uyuşturucu ticareti yapmak suçundan yargılanıp 7.5 yıl hapis cezasına çarptırıldıktan sonra bu kez terör örgütü PKK üyesi olmak suçundan Diyarbakır'a gönderildi.
     

Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2 yıldan beri yargılanan İlhan, çıktığı her duruşmada, "Ben hiçbir zaman PKK'lı olmadım. Ele geçen doküman hakkında bilgim yok. İsim benzerliği olabilir. Beni mağdur ediyorsunuz" dedi.
     

Dosyadaki doküman haricinde hakkında başka hiçbir delil bulunmayan kendisine ait olduğu ileri sürülen yazı örneğinin başkasına ait olduğunun tespit edilmesi halinde beraat edip serbest kalacak olan İlhan'ı mahkeme, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na sevk etti.
     

Adli Tıp Kurumu, dokümanın alınan örnekle karşılaştırıldığını, yazının yüzde 99.99 ihtimalle Cengiz İlhan'a ait olduğuna oy birliğiyle karar verdi.
     
    
Daha sonra itiraf etti
     

Adli Tıp Kurumu'nun raporu üzerine Cezgin İlhan, çıktığı 11'inci duruşmasında, "Evet o yazı bana ait. Benim başka katıldığım eylemler de var. Zaten örgüte Almanya'ya gönderilme vaadiyle zorla götürüldüm ve bulduğum ilk fırsatta kaçtım. Çok pişmanım, etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum" dedi.
     

Mahkeme, sanığı ele geçen dokümanda kaleme aldığı eylemlere katılmak suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ardından cezayı müebbet hapse çevirdi.

Bağdat'tan PKK'lının iadesi istendi

ül

Irak'ın Ankara Büyükelçisi Sabah Cemil Ümran, Fransa'da tutuksuz yargılanan terör örgütü PKK'nın elebaşlarından Rıza Altun'un Irak'a kaçmasıyla ilgili olarak Dışişleri Bakanlığı'na davet edildi. Bağdat hükümetinden terörist Altun'un tutuklanarak Türkiye'ye iadesi istendi.


Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, konuya ilişkin bugün yaptığı açıklamada, Altun'un Irak'a kaçmasına izin veren Avusturya'nın "çok büyük bir yanlış" yaptığını ve bunun "kabul edilemeyeceğini" belirtmişti.
 

Gül ayrıca  Irak hükümetinden de bu teröristin iadesini beklediklerini söylemişti.